wordpress etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wordpress etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 23, 2011

Neden Blogger ?

Blogger öncelikle isteyen herkesin blogu olabileceği fikrinden yola çıkıyor. Blogger’da bir blog sahibi olmak için herhangi bir ücret ödemek ya da karmaşık bir üyelik sürecinden geçmek gerekmiyor. Bunun için bir Gmail hesabınız olması yeterli. http://www.blogger.com/ üzerinden Gmail hesabınızla giriş yaptığınız takdirde hemen blogunuzu oluşturabilmeniz mümkün.


Blogger’a giriş yaptıktan sonra kendinize, “isim.blogspot.com” şeklinde bir site ismi seçiyorsunuz, bu sayede blogunuz oluşturuluyor ve direk panele yönlendiriliyorsunuz.

Panel içerisinde kendinize özgü bir çok değişiklik yapmanız mümkün. İlk açtığınızda blogunuz 2 kolonlu olarak karşınıza çıkıyor ancak Blogger’da yer alan ya da çeşitli sitelerden bulabileceğiniz bir çok blog teması sayesinde bu şablonu 4 kolona kadar yükseltmeniz, kendi widgetlarınızı yerleştirmeniz, background, yazı stili gibi tüm detayları kendi isteğinize göre belirlemeniz mümkün. Yani blogger size tamamen kişiselleştirilmiş bir blog oluşturmanız için tüm imkanları veriyor.


Peki neden Blogger kullanalım?

•Öncelikle bahsettiğimiz gibi Blogger bedava bir hizmet, kullanmak için Gmail hesabınızın olması yeterli.

•Bir hesap üzerinden birden fazla blog açabilme imkanı veriyor.

SEO kurumlu olduğu için, ek SEO işlemleriyle uğraşmadan kısa sürede Google’da üst sıralarda yer alabilme şansına sahip oluyorsunuz.

•20 dakika içerisinde indekslenme yapılıyor.

•Kullanımı kolay yönetim sayfaları ve kontrol paneli sayesinde profesyonel bir blogu kolayca oluşturmanızı sağlıyor.

•Host veya domainlerle uğraşmanız gerekmiyor. Örneğin Wordpress kullanıyorsanız büyük olasılıkla bir domain ve hostunuzun olması ve bu hostun Wordpress sistemiyle uyumlu olması gerekiyor.

•Sistem sizden gereksiz olduğunu düşündüğünüz adres, telefon, aktivasyon gibi bilgiler istemiyor.

•Sayfanıza hiç bir şekilde reklam yerleştirilmiyor.

Adsense yoluyla gelir elde etmek istiyorsanız kod oluşturmanıza gerek yok. Blogger kontrol panelinden blogunuzun istediğiniz bölümüne Adsense yerleştirebiliyorsunuz.

•Global olduğu için dünya çapındaki bir çok blog servisi tarafından destekleniyor. Bloglar için yapılan widgetların hemen hemen hepsi Blogger uyumlu olduğu için beğendiğiniz bir widget’ı kolayca blogunuza ekleyebiliyorsunuz.

•Blogger’da blog açtığınızda site adresiniz subdomain oluyor. Bu da diğer blog servislerine oranla arama motorlarında daha üstlerde yer almanızı sağlıyor.

•Blogger tamamen Türkçe olarak kullanılabiliyor.

Sonuç olarak Blogger’ın yerinde sayan bi servis olmadığını da belirtmekte fayda var. Altyapısını ve özelliklerini günden güne yenileyip güçlendiriyor. Örneğin bir önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi, Kontrol Paneli’ni daha kullanışlı hale getirecek yeni tab eklentileri yapıyor.

Ayrıca İstatistikler ekranı sayesinde, Google Analytics gibi aracılara gerek kalmadan detaylı bir şekilde yazılarınızın ne kadar okunduğu, blogunuzun ne kadar trafik aldığı, trafiğinizi hangi kanallar üzerinden, hangi ülkelerden sağladığınız gibi tüm detaylı verilere ulaşmanız da mümkün.

Kaynak:

Şubat 07, 2011

Google Ürün,Hizmet ve Araçları.

                                                          Hayatımız Google.


Akademik ;  Google tarafından hizmete alınan ve sadece akademik makaleler ve konularda arama yapan bir arama motorudur.
Konuların altındaki atıflar bölümünde makaleye atıfta bulunan diğer makalelerin sayısını ve o makalelerin listesini verir.

Blog Araması ; Google tarafından verilen bir internet araştırma hizmetidir. Fakat bu araştırma hizmeti sadece bloglar üzerinde olmaktadır. Yani aradığınız anahtar kelimeler sadece bloglarda aranmaktadır. Blog sahipleri Google Blog Search'ın ping servislerini kullanarak yazılarını indexletmektedir.

Google Chrome ; Google tarafından tasarlanmış web tarayıcısı

Desktop ; Google ve 3 kişiler tarafından geliştirilen bilgisayarınızda arama yapmak ve masaüstü (widget) uygulamaları çalıştıran yazılım.

Dizin ; Interneti konu başlıkları altında toplayan ve dizin haline getirilmiş şekilde arama yapılmasını saglayan uygulama.

Görseller ; Internette görsel aramaya yarayan arama motoru olarak nitelendirebiliriz.

Haberler ; Sürekli olarak güncellenen 200 haber kaynagını tarayın,göz atın ve takip edin.

 iGoogle ; Google ana sayfanıza haberler, oyunlar ve daha birçok seçenek ekleyerek kişiselleştirebilmenizi saglayan bir uygulama.

Kitaplar ;Google tarafından anlaşma yapılan yazar ve yayımcıların kitaplarında tam metinlerini arayın ve yenilerini keşfetmek için müthiş bir araç.

Web Arama ; Milyarlarca web sayfası arasından aradığımız bilgiye erişmek ve indexlenen sayfalar arasında istedigimizi kolayca bulmamızı saglayan en sade tasarımlı arama motoru.

Özel Arama Motoru ; Gereksinimlerimize uygun, özel bir arama motoru oluşturmak ve arama kısmını özelleştirerek kullanmak için geliştirilen bir uygulama.

Blogger ; Yaşamınızı bir blog ile paylaşın – hızlı, kolay ve ücretsiz bir uygulama.

Dokümanlar ; Projelerinizi çevrimiçi oluşturup, paylaşmak ve onlara her yerden erişmek için.

Gmail ; Google tarafından geliştirilen ve spam ile iyi derecede mücadele eden, hızlı ve içinde arama yapılabilen e-posta hizmeti.

Gruplar ; E-posta listesi yaratıp, grubunuzu kurmak için en iyi uygulamalardan.

 Picasa ;'Picasa', resim aramaya düzenlemeye ve üzerinde değişiklik yapmaya yarayan bir programdır. Resmi kesmeye, döndürmeye, kırmızı gözleri yok etmeye, kontrastını ayarlamaya, rötuş yapmaya, rengini ayarlamaya, metin ve ışık eklemeye, siyah-beyaz v.b yapmaya yarar.

Reader ; RSS beslemelerini pratik bir şekilde takip edebilmek için Google tarafından oluşturulmuş web tabanlı bir uygulamadır. Kullanmak için bir Google hesabınız olması gerekmektedir. Google hesabınızla giriş yaptıktan sonra istediğiniz RSS beslemelerini sayfanıza eklersiniz. Diğer RSS okuyucu uygulamalardan farklı olarak öğelerinize yıldız ekleme, öğelerinizi web üzerinden paylaşma özellikleri sunmaktadır.

SketchUp ; Mimarlar, mühendisler, film yapımcıları, oyun geliştiricileri ve 3 boyutlu modelleme gerektiren hemen her alandaki kullanıcılar için tasarlanmış bir 3B Modelleme yazılımıdır.
 
Talk ;Google'ın çıkardığı mesajlaşma ve telefon programı. Türkçe dilini de desteklemektedir.
Arkadaşlarınızla bilgisayarınızdan anında mesajlaşıp görüşmek için.

Google Mobil ; Google’a istediğiniz zaman ve yerden erişmek için kulanılacak mobil uygulama.

Bu arada Google tarafından sunulan Reklamcılık (adsense-adwords) ,Analytics , Web Yöneticisi Araçları gibi şu an aklıma gelmeyen diger uygulamalarıda daha ileriki bir zamanda daha detaylı birşekilde anlatmalıyım diyerek bu yazıya son vermek istiyorum yoksa hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor....

Mart 15, 2010

Hala düzenleme peşindeyim....

BlogWeblog sayfamın şablonu olarak kısa bir süre önce mrtkarayalcin blog sayfamda bir benzerini kullandıgım(modifiye) foliage şablonunu kullanmaya başaldım. Biraz düzenlemek gerekecek, ama uğraşacagız bi müddet, daha ilginç olan ise yeni bir şablon çalışmasına başlamış olmam muratkarayalcin blog sayfamın şablonunda tüm blog ve sosyal medya araçlarımın tamamını bir sayfada toplamak adına gerçekten çok hoş olan bir tema (bildigin kartvizit) düzenleyip rutin yazı hayatıma dönmeliyim genede.Yakın bir zamanda  kpss sınavlarının gerçekleşecek olması ve bu sınavlar için hummalı bir çalışmaya girecek olmam beni sadece blog sayfalarıma yazı yazacak noktaya getirecek diye tahmin ediyorum(en azından umuyorum).Bu yüzden bütün düzenlemeleri bu bir kaç gün içerisinde bitirip kafamı ders notlarına gömmeliyim,bütün bu sayfalar ve sosyal medya üzerindeki tüm temas noktalarım (dogru tabir oldumu bilmem) tek bir sayfa üzerinde toparlanıp tekrar oradan iconlarla dagıtılacak buda tüm ziyaretçilere bir zincir oluştururken banada hepsi ile kısa sürelerde olsa ilgilenmem gerektiğini hatırlatacak....

Mart 08, 2010

Sansüre sansür üzerine....

Son yıllarda internet kullanma oranı ve internet üzerindeki gelişmelerle birlikte tüm dünyada internet ile paralel olarak çeşitli gelişmeler yaşandı.(yaklaşık on yıllık bir dönemden bahsediyorum)

  • Google adwords ve diger reklam uygulamalarının doguşu ve gelişimi
  • Wikipedia.org ve diger ansiklopedik çalışmalar ile açık kaynak kodlu yazılımlardaki gelişmeler.
  • Dosya paylaşım programları ve sitelerinin sayısının tavan yapması sonrada yasaklanmaya başlanması.
  • Google tarafından satın alınan youtube ve diger video paylaşım sitelerinin artışı.(türkiyede youtube yasaklı)
  • Facebook,tiwitter,digg ve blog hizmeti saglayıcılarının(wordpress,blogger ortaya çıkışı.
  • Amerikada obama'nın, İranda muhaliflerin interneti (twitter) etkin bir şekilde kullanmaları.
       Sadece bunlarla sınırlı kalmamakla beraber daha pek çok gelişme interneti ve daha pek çok şeyide hayatımıza beklenmeyen bir hızda yerleştirdi.Bu gelişmelere dünyanın pek çok ülkesinde türkiyede dahil olmak üzere insanlar çok çabuk adapte oldular.Ama devlet yapısı olarak bürokrasisinde(ki bürokrasi bence kelime anlamı olarak yavaşa karşılık gelir) hala yavaş olan ülkeler internetle ilgili çeşitli düzenlemeler yapmaktan çok yasaklama yoluna gittiler.İnsanların kendileri için neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veremediklerini düşünen devlet adamlarımız yapmış oldukları yasaklamalarla sorun teşkil ettigini düşündükleri herşeye kapatma kararı alıyorlar(bi bakmışsın üç gün sonra kapanmış bu blog sayfası mesela) neyi, neden, niçin, yaptıklarını kimseye açıklama geregi hissetmeyen bu yapı sadece bir yürütmeyi durdurma kararı ile bile bir internet sayfasını kapatabiliyor,kaldıki youtube yasağını başbakan bile deldigini belirtirken sadece bir dns ayarlaması ile halledilebilen bir kapatma ile neyin kapandıgı düşünülüyor.
       Bu konuların tamamı için sansüre karşı olmakla beraber hala okuma yazma bilmeyen ebeveyn sayısının çok olması bırakın interneti kullanmak pek çok iletişim aracını kullanamayan bir çevreye sahip oluşumuz,(58 yaşındaki annem okuma yazma bilmiyor mesela) bu yasaklara karşı gelen insan sayısının şu an için toplumsal bir tabana istenilen düzeyde yayılamaması gerçeğini doğuruyor.   
      Bu yazdıgım son iki cümlenin başka bir sebebi var o da şu; pek çok noktada herşeye ulaşmanın bir tık ötesinde durdugumuz internet ve elektronik medyada gerçekten sansürlenmesi gereken şeyler varmı sorusunu ön plana almak, kanımca kendini bilen hiçbir insanın çocuk pornosu gibi iğrenç bir olayı kabullenmesi, destek vermesi mümkün degilken bu mevzu nasıl oluyorda hala devam ediyor diye düşünenleriniz vardır benim gibi ama cevap o kadarda uzak degil arz talep meselesi talebi olan herşey için mutlaka bir arz edici bulunur bunun sadece internet üzerinden  gerçekleştigini düşünmekte çocukluk olur, yani sözün kısası pornografi,şiddet içerikli yayınlar ve daha pek çok istenmeyen şeyde mevcut internette ama bunlar için bir denetim mekanizması öncelikle otokontrol şeklinde oluşmalı, çocugunu  bu tür yayınlardan korumak isteyenler içerik filtrelemeli mesela. Tabiki bu örnek sadece gelişim çagındakiler için geçerli.(devletin kurumlarının bizi çocuk gibi görmesi noktası son nokta zaten) Tasvip etmemekle beraber inanların hertürlü içerige ulaşmaları gerekliliginin bir kez daha altını çizmek istiyorum.Yoksa bu işin sonu herkez karşıt görüşünde bulunan her yayına yasaklama getirene kadar devam edecek gibi duruyor.
      Yüklenen bir video için youtube, yazılan bir blog yazısı için wordpress kapatmaları (dns ile çözüldügü için kapatamamaları :) pire için yorgan yakmak ötesinde hiç bir sonuca vardırmıyor bizi kaldıki dünyada bu geri kalmış uygulamayı gerçekleştiren bir kaç ülkeden biriyiz.Asıl üzücü olanda bu değilmi zaten?
      Bütün bu yazınınçıkış noktası aslında sansüresansür.org çıkışından sonra gerçekleşti (çoktandır bu konuyla ilgili bir şeyler yazma gerekliligi beni rahat bırakmıyordu sonunda yazdım galiba) taksim.bobiler.org da internette yayılacagını düşündügüm bir çalışmayla katılıyor bu sansür konusuna, ekşi sözlük de footer kısmında bir açıklamayla konuk oluyor sayfama her okuduğumda hoşuma gider bkz;
      ''bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.''
     sansürsüz günler ve geceler dileklerimle.............

Şubat 19, 2009

bundan sonrası için....

bundan sonrası için düşündügüm şey her gün blogda mutlaka bir yazı olması...

Mart 30, 2008

Wordpress yasağı ve söyleyemediklerim...

http://www.wordpress.com/ sitesinin mahkeme kararıyla (T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereği ) kapatılmasının ardından benimde içerisinde bulundugum belkide sayıları binleri bulan blogcular hiçbir suçları yokken iletişim özgürlügünden ve düşüncelerini özgürce duyurmaktan mahrum kaldılar. Bu mahrumiyet bu günlerde tekrar karşılaştıgım wordpress yasagı kalktı yazılarıyla tekrar alevlendi dns ayarlarını degiştirip wordpress'e ulaşıyor olmak, bu yasaklamalardan kurtulmanın en güzel yolunun bu oldugunu tekrar hatırlattı. Wordpress, Youtube, ve daha pek çok yasaklamanın belki sosyal yaşamın, kanunların,belli kurallara degerlere saygının gerekliligi açısından bir açıklaması olabilir ama bu gereklilik diger taraftan insanların özgürce yazması, kendilerini ifade etmesi gibi temel hakları kısıtlamak anlamınada gelmemeli diye düşünüyorum.

Aralık 21, 2007

keşke yeni şablonlar olsa (hazır....)

keşke yeni şablonlar olsada(blogger için) tabi hazır olacaklar(armut piş agzıma düş olayı)bizde keyfini sürsek neyse wolkanca'da görüp çok begendigim bir temayı buldum az önce belkide bende bloggerda kullanabilirim diye düşünüyorum... neyse bakıcaz artık...
benimkiside işte burada

Aralık 13, 2007

blog kazanı kaynıyor...

Kendi anlatımlarıyla Blog Kazanı:
Türkçe yazan blogların oluşturduğu blog küre her geçen gün yeni bloglarla ve yeni blog okurları ile büyümesini sürdürüyor. Hak verirsiniz ki böylesine hızlı gelişen bir akışı takip etmek ve içinden kayda değer olanları çıkarmak çok zor, ama imkansız değil.

İşte blog kazanı hem Türkçe içerikli bloglardaki kaliteli içeriği ortaya çıkarmak, hem blog kültürünün gelişimini not almak hem de takipçilerini bloglardan, blog yazarlarından ve blog okurlarından haberdar etmek için yayında.

Kasım 23, 2007

Arama Motoru Optimizasyonu 2...

Sitenizin gerçek bir internet star olmasını istiyorsanız en başta ona belli başlı özellikler kazandırmalısınız. İçerik bir sitenin en önemli silahıdır. İçerik bir sitenin genel konusudur yani ziyaretçiye sunulan şeydir. Bir içerik nasıl olur örnek vermek gerekirse: Turizm Kaynakları, Hastalık Teşhis ve Tedavi Yöntemleri, Rock Müzik Grupları ile Röportajlar gibi daha milyonlarca sayabiliriz. Bir webmasterın sitesine içerik seçerken dikkat etmesi gereken en önemli husus o içerik hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Ziyaretçinize o konu ile ilgili en detaylı ve en işe yarar bilgileri sizin vermeniz gerekir ki devamlı bir ziyaretçi kitleniz olsun. Sizin sitenizin konusu ile ilgili birçok site olabilir ama yılmayın o konu hakkında iyi bir birikime sahipseniz bir şekilde zaten diğerlerinden sıyrılırsınız.Anlatmak istediğim kendinize bir konu seçin. Bu konu iyi bildiğiniz bir konu olsun. Ben hiçbir şeyden anlamam demeyin kendi yaşadığınız semti bile anlatabilirsiniz hatta kendinizi ve zevklerinizi, hoşunuza giden şeyleri, ilginizi çeken haberleri paylaşabilirsiniz. Yeter ki konu hakkında bilgi sahibi olun. İçerik bir sitenin en önemli silahıdır çünkü bir ziyaretçi bir siteye içeriği için gelir. Eğer fake yani yanıltıcı içerik kullanıyorsanız bu ziyaretçinin sizi bir defadan sonra ziyaret etmeyeceği hatta hemen sayfanızı kapatacaktır. Ben sizin böyle yanıltıcı işlerle değil de gerçekten sağlam ve köklü bir internet sitesine sahip olmak istediğinizi düşünerek yazılarımı yazıyorum. Evet, mesela kendi şehrinizi tanıttığınız bir site hazırladınız ve bir de forum eklediniz. Sitenizi kimler mi ziyaret eder? Daha önce iş, eğitim ve başka amaçlarla memleketini terk etmişler, eğer yaşadığınız yer turistik bir yer ise içeriğinizi İngilizceye çevirmeniz yabancı ziyaretçi sayınızı artıracaktır. Forum sayesinde memleketinden uzaktakilere memleketlerinden haber verebilirsiniz, ayrıca memlekette yaşayan kişiler için sosyal bir ortam oluşturmuş olursunuz.Başka bir örnek verelim. Bir doktorsunuz ve bir alanda uzmanlığınız var, bir hastalık üzerine çalışıyorsunuz. Hastalıkla ilgili genel bilgileri verdiğiniz, ürettiğiniz veya üretmeye çalıştığınız çözümleri internet üzerinden ziyaretçiler ile paylaşabilirsiniz. Eğer yine içeriğinizi İngilizce yaparsanız dünya çapında bu hastalıktan muzdarip olan hastalar ile görüşüp dertlerini dinleyebilir ve belki de uluslar arası bir üne sahip olabilirsiniz.Örnekleri çoğaltmak her zaman mümkün fakat en başta da dediğimiz gibi eğer siz insanlara dünyanın en faydalı şeyini sunuyor dahi olsanız bunu açıklamazsanız insanlar sizi bulamaz. Açıklamak için en güzel yol arama motorları ve sizin arama motorlarında üst sıralara çıkmak için iyi bir SEO'a ihtiyacınız var.

Kasım 13, 2007

bloglamaya başlamak için...

E-mail atmayı becerebilen her insanın kolaylıkla kullanabileceği bir uygulama olan blog dünyasının en çok bilinen yayınlama araçlarına ve sitelerine bir bakalım.

  • 1.Blogger:
1999 yılında Pyra Labs. adı altında kendi yağıyla kavrulan küçük bir siteydi. Blog işini 3 adıma indirmeyi başardıkları için çok popüler oldular. 2003 yılında Google Inc. tarafından satın alındılar.


http://www.blogger.com adresine girdikten sonra, sağ aşağıda bulunan “create a blog” yazısına basın.


Burası kişisel bilgilerinizle ilgili.
Siteye girerken kullanmak istediğiniz adı, şifrenizi, görüntülenmesini istediğiniz adı (nickname) seçin, mailinizi yazın ve kullanıcı sözleşmesini kabul edip “continue” diyin.


Şimdi de blogunuzla ilgili bilgiler.
Blogun başlığını ve adresini seçin. Siteniz, Blogger’ın kendi servisi olan blogspot’ta tutulacaktır. Eğer kendi serveriniz ve internet alan adınız varsa “advanced blog setup”tan gerekli ayarları yapmanız gerekir.


Kullanmak istediğiniz şablonu seçin. Bunu daha sonra “templates” kısmından bir başkasıyla değiştirebilir, ya da tamamen kendi tasarımınız olan bir template yaratabilirsiniz.


Blogunuz yazmaya hazır hale geldi bile.
“start posting” butonuna tıklayarak yazmaya başlayabilirsiniz.


Blogger’ın yazma paneli.
Yazınıza bir başlık seçin, alttaki bölüme yazın, yazı stilini, boyutunu, rengini, linkleri üstteki menüden ayarlayın. Sağ köşedeki preview butonuyla yazınızı yayınlamadan önce nasıl göründüğüne bakın. “Publish post” diyerek yazınızı yayınlayın, ya da “Draft” seçeneğiyle daha sonra yayınlamak üzere arşivleyebilirsiniz.


Ekranda bu yazıyı görene kadar beklemeniz gerekecektir, blogunuz büyüdükçe bu yazıyı görme süreniz artabilir. “View blog” linkinden sitenizin nasıl göründüğüne bakabilirsiniz.


Sitenin genel görünümü, yazı da yollandıktan sonra bu şekilde oluyor.


Blogger’ın menülerinden biri olan “settings” ile blogunuzun başlığını, tanımlama cümleciklerini, içinde bulunduğunuz zaman dilimini değiştirebilir, blogunuza yeni yazar ekleyebilir veya çıkartabilir, yorumların olup olmamasını seçebilir veya arşiv formatlarınızı değiştirebilirsiniz.


Template kısmından bloggerınızın görünüşünü değiştirebilirsiniz. “Pick new” seçeneğiyle hazır olan herhangi başka bir şablonu seçebilirsiniz, ya da aşağıdaki kutuya kendi kodunuzu yazabilirsiniz.

  • 2.LiveJournal

Küçük bir aile ve arkadaş içi günlük tutma sitesiyken genişleyip büyüyen, 2005 Ocak ayında sixapart tarafından satın alınan popüler bir blog sitesi. Livejournal, yazdıklarınızı okumasını istediğiniz insanları belirleyebileceğiniz, gizliliğe ve topluluk içi bağlara önem veren insanların daha çok kullanabilecekleri bir site.


http://www.livejournal.com adresine girdikten sonra sayfanın sağ üst köşesindeki “create an account” sayesinde kayıda başlayalım.


Kullanıcı adı, mail adresi, şifre gibi basit bilgileri girdikten sonra livejournal’I bedava mı yoksa belli bir ücret karşılığı (ve daha fazla hizmet alarak) mı kullanmak istediğinizi seçin. (bu örnekte bedava seçeneğini kullanıyoruz.=


Livejournal’ımız kullanmaya hazır. Şimdi insanların sizin hakkınızda daha fazla şey öğrenmesi veya aramalarda sizi ilgilerinize göre bulabilmesi için kişisel bilgilerinizi daha çok detaylandırmanız gerekebilir. “enter personal information”dan bunu yapabilirsiniz.
Kişisel bilgi sayfasında adınızı, doğum tarihinizi, varsa internet sitenizi, iletişim bilgilerinizi girebilirsiniz. Ayrıca kendinizi anlatacağınız ufak bir yazı, genellikle tek kelimelerle ilgi alanlarınızı yazabileceğiniz ve fotoğrafınızı koyabilmeniz için bir bölüm daha var. Livejournal’ınızın başlığını, arkadaşlarınızın journallarının listelendiği sayfanın başlığını da buradan değiştirebilirsiniz. Ayrıca gizlilik ve yorumlarla ilgili bir çok ayarlama da buradan halledilebilir. Herşey bittikten sonra “save changes” demeyi unutmayın.


En tepedeki menüden “Journal” linkinden “update journal”ı seçerseniz, yazı yazma paneli açılır. Yazınızı tepedeki menünün de yardımıyla istediğiniz şekle getirdikten sonra “Update Journal” diyin.


Işte livejournal’ınız görünüşü böyle olacak.


En üstteki menüden “Manage” başlığı altından kendi yazılarınızı, bilgilerinizi, arkadaşlarınızı, fotoğraflarınızı görebilir, şifre ve görünüm değiştirmesi yapabilirsiniz.


Günlüğün görünüşünü değiştirmek için manage --> customize --> modify journal diyin.


Karşınıza çıkan sayfada her türlü şekil değişikliğine gidebilirsiniz.

Livejournal’daki şu iki sayfadan düzenlemelerle ilgili daha çok bilgi edinebilirsiniz; prehistoric & howto

  • 3.Wordpress

Wordpress temel olarak kendi serverınıza kurup çalıştırmanız gereken bir sistem olmasına rağmen, blogsome sitesi üzerinden Wordpress’i kurmadan yüklemeden kullanmak mümkün.


http://www.blogsome.com adresine girip, boşluğa seçtiğiniz adı yazın.


Gerekli bilgileri girin, sonra “Get your free blog now” diyin.


Ilk görünen link sitenizin adresi, ikincisiyse kullanma panelinin adresi. Özellikle ikincisini kaybetmeyin.


Wordpress’in login sayfası.


Dashboard’unuz, bütün kontrolleri yapabileceğiniz, yazıları düzenleyebileceğiniz yerinizdir. Tepedeki menüden write’a girdiğinizde yazı yazma penceresi çıkar, yazıyı bitirdikten sonra “Publish” derseniz yazınız yayınlanır.


Manage kısmından siteyle ilgili ayarları yapabilirsiniz.
Görünüşü değiştirmek için manage --> files altından çıkan kodlarla oynayabilirsiniz.


Yine manage menüsü altından bu sefer “Themes” kısmına girerseniz, daha önceden yapılmış hazır tasarımlardan birini seçip kullanabilirsiniz.


Seçtiğimiz template ve yazılarla bizim blogumun buna benzedi.

  • 4.msn spaces
Google’ın Blogger’ı satın alıp blog dünyasına adımını atmasıyla beraber bütün büyük şirketlerin gözleri bu sektöre kaydı. microsoft da msn spaces adı altında bir blog hizmeti başlattı. Daha çok arkadaşlık sitesi görünümünde olan ve kullanıcısına fazla değiştirme imkanı sunmayan bu sistem, günlük hayat tarzında siteler için daha kullanışlı görünmekte.


http://spaces.msn.com adresine girip “Sign Up” diyin.


daha önceden bir .net passport’a dahil bir mail adresine sahipseniz mailinizi ve şifrenizi yazın. (.net passportmicrosoft’un bir uygulamasıdır ve MSN Messenger’da kullandığınız mailiniz ya da herhangi bir Hotmail hesabi .net üyesidir.)


Kullanmak istediğiniz adı, blog başlığınızı girin, zaman diliminizi seçip “Create your space” tuşuna basın.


Hesabın yaratıldığına dair çıkan sayfada en altta bulunan “Change Permissions” butonu sayesinde sizi okumasını istediğiniz kişileri kısıtlayabilirsiniz (sadece arkadaşlar, aile gibi). "Go to Your Space" tuşuyla MSN Space’inize giriş yapabilirsiniz.


MSN Spaces genel olarak, profil, blog, müzik, arşiv, fotoğraf ve genel bir listeden oluşuyor. “Edit” butonlarıyla hepsinde değişiklikler yapabilirsiniz. Müzik kısmına dinlemekte olduğunuz şarkıları yazıp, insanların değerlendirmelerini bekleyebilirsiniz. Custom bölümü diğer sitelere link vermek için uygun bir yer. Updates spaces ise sizinle alakası olmayan, o anda MSN Spaces’ini update eden kişilerin sıralandığı bir yerdir.


Blog başlığına girip “Add new entry” dediğinizde karşınıza çıkan pencereye yazı yazabilirsiniz. En alttaki add photos kısmından, yazınızla alakalı bir resim varsa onu da blogunuza ekleyebilirsiniz.


sağ üstteki “Customise” bölümünden hazır renk ve imaj şablonlarını seçip blogunuzu kişiselleştirebilirsiniz.


Herşeyi yaptığınızda siteniz böyle görünecektir.

  • 5.Yahoo! 360
Google’ın Blogger’ı almasından sonra harekete geçen Yahoo!, 2005 yılının mart ayında kendi blog sistemini açtığını ilan etti. Blogdan çok, arkadaşlık sitesi mantığında yürüyen bir sistem olan Yahoo! 360, herşeyi bir sayfadan yapmak isteyen insanlar için ideal.


Öncelikle, yahoo! 360’ı kullanabilmeniz için daha önceden siteye üye olmuş birinden davetiye almanız gerekmekte çünkü 360 servisi henüz beta aşamasındadır. Mail geldikten sonra “Connect to me” diyerek, sayfanızı oluşturmaya başlayabilirsiniz.


Yahoo! 360’a üye olabilmeniz için önceden bir Yahoo! Hesabına sahip olmanız gerekiyor. Yoksa hemen bir tane alabilirsiniz. Yaşınızı doğru girin, zira 18 yaş altını kabul etmiyorlar 360’a.


Giriş sayfasının genel görünüşü bu şekilde. Size gelen mesajlar, fotoğraf yaplaşımı, arkadaşlarınız, blogunuz, kendinize özel bir sayfa ve insan arama özellikleri mevcut.


Bir önceki sayfadaki “Start a Blog” linkine basarsanız, blog açma işlemine başlayabilirsiniz. Klasik olarak yine sitenizin başlığı, kısa bir tanımı, görmesini istediğiniz kişiler gibi ayarları yapın.


“Compose a first blog entry”den ilk blogumuzu yazalım.
Daha sonra blog yazmak için, tepedeki menüden önce “My Blog”u, daha sonra solda açılan menüden de “compose new entry”i seçmeniz gerekecektir.


Blogunuzu açılan pencereye girin daha sonra “post this entry” diyin.


Yahoo! 360’daki blogunuz genel olarak böyle birşey olacaktır.


Daha önce de dediğim gibi, yahoo! 360 daha çok bir arkadaşlık sitesi mantığında çalıştığı için fazla değişikliğe imkan vermemektedir. Fotoğraflarınızı yükleyip, profilinize birşeyler yazdıktan sonra sitenizin genel görünümü bu şekilde olacaktır.
KAYNAK:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Paylaşmak Güzeldir.