Mart 27, 2010

ilk alan adı kaydımız... ''www.muratkarayalcin.com.tr''


Şu dakika itibari ile (biraz geç olmasına rağmen)(01:42) ilk alan adı kaydımı gerçekleştirdim.Umarım elimizde patlamaz da blog sayfamı http://www.muratkarayalcin.com.tr/ adresime yönlendirebilirim. Bu yazıyı yazdıgım sırada yaklaşık 23 saat kadar daha beklemem gerekiyordu dns ayarlarının yapılandırılabilmesi için bu arada alan adı ne olsun diye uzun süredir düşünüyordum, ilk gelen alır olayı yüzünden muratkarayalcin com,net,org gibi üst düzey alan adlarının alınmış olması dolayısı ile mrtkarayalcin diye düşünüyordum ama ne olduysa bu gün com.tr alan adlarında ad soyad şeklinde almak için evrak olarak sadece tc kimlik numarası yeterli oldugunu okudum buda beni ne kadar sevindirdi bilemezsin(daha ucuza maloldu çünki) sedece bir yıllık com.tr alan adı kaydı hemde adım soyadım şeklinde 12 tl sadece, (yazı iyice reklam kokmaya başladı) önümüzdeki günlerde birde google alan adı hizmetini kullanarak 10 $ verip bir alan adı daha almak istiyorum http://www.mrtkarayalcin.com/ da ikinci ve sonuncu alan adımız olur inşallah. Alan adımızın tescilinde bize güzellik yapan odtü alan adı kayıt servisi olan http://www.nic.tr/ ye burdan çook teşekkür ediyorum.
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 24, 2010

her insan bir yaşlı adayıdır....



           İnsanlar belli bir yaştan sonra tekrar gençleşiyor diye bir felsefem var, bilim insanlarınca(bilim adamı-kadını diye ayırmıyoruz) desteklenen(benim felsefemi degil ama içerigini destekliyorlar).Çocukluk ardından ergenlik, gençlik derken orta yaş dönemi ve sonrasında yaşlılık ve tekrar tersine bir dönüş çocukluga kadar uzanan belli bir yaşa ulaşmış olmamdanmıdır bilinmez kendimi artık yaşlılara karşı daha bir sempati ile yaklaşıyor buldum son zamanlarda(bendemi yaşlandım ne, malum otuzu geçtik gidiyoruz).
          Bu gün yıllardır farketmedigim bir şeyi fark ettim 18-24 Mart arası yaşlı(yaşlılara saygı)haftası imiş.
Dedim ya belli bir yaştan sonra empati kurmak daha kolay oluyor herhalde.1982 yılında Yaşlıları Koruma Derneği tarafından her yıl 18-24 Mart tarihlerinin “YAŞLI HAFTASI” olarak kutlanması önerilmiş ve 05 Mart 1982 tarihinde bu öneri kabul edilerek YAŞLI HAFTASI’nın 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kapsadığı hafta içinde kutlanmasının ayrı bir anlamı olacağı belirtilmiş.
         1982 yılından beri aktif olmasada(1990 yılından beri sosyal himetler tarafından aktif olarak kutlanıyor) var olan bir gün ve sorarım size kaç kişi , kaçımız biliyoruz yada sadece bilmekte yetmez kaçımız ne yapıyoruz. Aslında dikkat etmemiz gereken çok basit bir kaç şey var ve hiç bir şey içinde geç kalmış sayılmayız neler yapılması gerektigi ile ilgili olmasada  birleşmiş milletlerin hazırladıgı  yaşlı ilkeleri bu konuda bize ışık tutabilir bi okumakta fayda var diyorum....
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 20, 2010

2010 blog ödülleri serüvenimiz...



2010 blog ödülleri kişisel blog kategorisi sponsorumuz Alpella ve klibimiz.

2008 ve 2009 yıllarında düzenlenen blog ödüllerine öylece baka kalmıştık bu  sene  yapılacak olana katılmamak için bir sebep yok gibi geldi bana(nerden geldiyse). Geçtigimiz yıllarda yapılan degerlendirmelerde benimde takipçisi oldugum pek çok sıkı blog yarışmıştı bu sene naçizane bende iki blog sayfamla bu yarışmada yerimi almak istedim, bunun bir sebebide blog yazarı olarak ne kadar destek olursak o kadar varlık bulur internetin çok kişi tarafından bilinmeyen bu kısmı diye düşünmemdendir. Bu arada unutmadan şu an okudugunuz bu blog aşşagıdaki bilgiler ile kayıtlı.

Blog adı mrtkarayalcin

Açıklama: kendi halinde,sadece kişisel tecrübelerimin(kimine göre tecrübe hayattan yediğimiz kazıkların toplamıdır) yer aldığı bir blog sayfası ...

bö!2010 adresi: http://2010.blogodulleri.com/frame/show/mrtkarayalcin-1128

Kategori Ülker Alpella Kişisel Bloglar Kategorisi
----------------------------------------------------
Diger blog sayfam BlogWeblog kayıt bilgileride;

Blog adresi http://blogweblog.blogspot.com/

Açıklama: herşey üzerine biraz.......

bö!2010 adresi: http://2010.blogodulleri.com/frame/show/blogweblog-1130

Kategori Hepsiburada.com Teknoloji Blogları Kategorisi
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 18, 2010

Çocukluğa kısa bir dönüş...


     Çocukluk dönemimin müthiş oyunu street fighter sonunda oyunun yeni versiyonu olan super street fıghter 4 oyununa bir türk karakter koymayı akıl edebildi.Gerçi şu an sadece playstation 3 için çıkacak olsada ileride pc için de görebilecegiz sanırım, hakan'ın street fighter oyununu tekrardan o eski günlerine döndürecegini umuyorum (en azından türkiye için).Çünki farkettimki aslında şimdiki nesil street fighter oyununu maziye yollamış bile...Buda bir kere daha gösterdiki yaşlanıyoruz...
   Resmin yanı sıra oyunun videosunuda sayfanın devamında bulabilirsiniz....

Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 16, 2010

Türk sinemasının unutulmaz replikleri...



"Bana annemi tekrar anlatır mısın babacığım?"

"Evinin kadını,çocuklarımın anası olacaksın."

"Sen yoksa benim annem misin?"

"Senin annen bir melekti yavrum."

"Amca, size baba diyebilir miyim?"

"Bu resimdeki amca kim anne?"

"Tanrım, görmüyorum!"

"Görüyorum, görüyorum!"

"Sus Nalan! Çıldırasıya sus!"

"Biz ayrı dünyaların insanlarıyız."

"Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı."

"Kızımın peşini bırakmak için ne kadar istiyorsun?"

"Az kazanıyorum belki ama namusumla, alnımın teriyle kazanıyorum."

"Çok küstahsınız."

"Anneciğim, ben bu amcayı çok sevdim."

"Neden ağlıyorsun anneciğim? / Hayır yavrum ağlamıyorum. Gözüme toz kaçtı."

Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 15, 2010

Hala düzenleme peşindeyim....


BlogWeblog sayfamın şablonu olarak kısa bir süre önce mrtkarayalcin blog sayfamda bir benzerini kullandıgım(modifiye) foliage şablonunu kullanmaya başaldım. Biraz düzenlemek gerekecek, ama uğraşacagız bi müddet, daha ilginç olan ise yeni bir şablon çalışmasına başlamış olmam muratkarayalcin blog sayfamın şablonunda tüm blog ve sosyal medya araçlarımın tamamını bir sayfada toplamak adına gerçekten çok hoş olan bir tema (bildigin kartvizit) düzenleyip rutin yazı hayatıma dönmeliyim genede.Yakın bir zamanda  kpss sınavlarının gerçekleşecek olması ve bu sınavlar için hummalı bir çalışmaya girecek olmam beni sadece blog sayfalarıma yazı yazacak noktaya getirecek diye tahmin ediyorum(en azından umuyorum).Bu yüzden bütün düzenlemeleri bu bir kaç gün içerisinde bitirip kafamı ders notlarına gömmeliyim,bütün bu sayfalar ve sosyal medya üzerindeki tüm temas noktalarım (dogru tabir oldumu bilmem) tek bir sayfa üzerinde toparlanıp tekrar oradan iconlarla dagıtılacak buda tüm ziyaretçilere bir zincir oluştururken banada hepsi ile kısa sürelerde olsa ilgilenmem gerektiğini hatırlatacak....
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 14, 2010

Dikkat bu blog sayfasında çalışma var....


Tema düzenlemeleri sebebi ile yayınımıza kısa bir süre ara veriyoruz.Bu süre içerisinde ihtiyaçlarınızı giderip,içeceklerinizi alınız kısa bir aradan sonra kaldıgımız yerden devam edecegiz.
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 13, 2010

Tema düzenleme ihtiyacı......


Uzun zamandır yazmakta oldugum BlogWeblog sayfasında yeni bir tema arayışına girdim, aslında uzun zaman aynı temayı kullanmıştım ama kısa bir süre önce degişiklik yaptım.Nedense bu güne kadar tasarımları sadece firefox ve explorer için kontrol ediyordum opera'nın yeni sürümünün(10.50) beta olmaktan çıkması operayı yeniden kurmaya itti beni.Ama oda ne bu güne kadar firefox ve explorer için sorun çıkarmayan blog sayfam operada yan çizmeye başlamıştı Google Analytics detaylarından kontrol ettigimdede hiç opera tarayıcısı olmaması ilginç geldi o dakikadan sonra :).İşte bu yüzden bende bir kaç gündür farklı bir tema arayışına girdim bu konuyla ilgili blogger template önerisi olan varsa yorum sayfalarından bana ulaştırabilir.
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 10, 2010

Yasaklı sitelere giriş(diziport,youtube,redtube,) dns ayarlarını değiştirmek.


Daha öncede başka yazılarımda yasaklı sitelere giriş için farklı yöntemlerde anlatmıştım google dns hizmeti ile dns ayarlarını degiştirmeyi birde resimli olarak anlatalım istedim.

Aşağıdaki ayarlar Windows Vista baz alınarak verilmiştir, Ama XP'de de aynı yolları izleyerek yapılabilir.
1) Bağlantı ayarlarından internete bağlı olduğunuz bağlantıya sağ tıklayıp Properties ve ya Özellikler bölümünden Internet Ayarları (TCP/IP) ayarlarına girelim.

2) Devamında resimde görüldüğü gibi dns alan bölümüne 8.8.8.8 ile 8.8.4.4 iplerini giriyoruz. OK deyip çıktığımızda siteye ulaşabiliriz.
Büyük resmi görmek için resmin üzerine tıklayın.

Yasaklı sitelere diğer giriş yöntemleri için daha önceki yazılarımın tamamına ulaşın.
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 09, 2010

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe Dikey Bakış.....



       8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

       26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

       İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
     
      Türkiye'de 8 Mart;

      Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.


     8 mart dünya emekçi kadınlar günü ile ilgili olarak öncelikle bilinmesi gereken bilgiler bunlar.Neyi, ne için, neden, kutladığımızı bilmeden sadece kadınlar günü ismi altında kutlamak ki bence kutlamakta yanlış bir tabir, çünkü 129 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir olayın anması aslında 8 mart kazanılmış haklar anlamında bir kutlama yapılabilir ama buda aşşagıda belirtilen tablodan sonra çokta mümkün görünmüyor.

  • Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
  • Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır. 

  • Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.

  • Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.

  • En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.

  • Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir. 

  • Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
       (Araştırma sonuçları 2007 yılı itibariyle değerlendirilmiştir.) Kaynak Birleşmiş Milletler:

       [Genel Sekreterlik (BM) kadına karşı şiddetin ayrıntılı araştırması (2006) (A/61/122/Add.1)Vlachova, Marie and Biason, Lea, Eds. (2004) Women in an Insecure World: Violence Against Women – Facts, Figures and Analysis. Geneva Centre for the Democratic Control of Armed Forces]


Bu tablodan çıkan sonuç aslında 8 mart dünya emekçi kadınlar gününün sadece kağıt üzerinde kaldığını ve şu günlerde pekte kazanılmış haklar anlamında bir sonuca uşaltırmadıgı için daha çok anma olarak kutlanmalı sonucunu çıkarmıyormu sizce sevgili blog okuru..........
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 08, 2010

Sansüre sansür üzerine....


Son yıllarda internet kullanma oranı ve internet üzerindeki gelişmelerle birlikte tüm dünyada internet ile paralel olarak çeşitli gelişmeler yaşandı.(yaklaşık on yıllık bir dönemden bahsediyorum)

  • Google adwords ve diger reklam uygulamalarının doguşu ve gelişimi
  • Wikipedia.org ve diger ansiklopedik çalışmalar ile açık kaynak kodlu yazılımlardaki gelişmeler.
  • Dosya paylaşım programları ve sitelerinin sayısının tavan yapması sonrada yasaklanmaya başlanması.
  • Google tarafından satın alınan youtube ve diger video paylaşım sitelerinin artışı.(türkiyede youtube yasaklı)
  • Facebook,tiwitter,digg ve blog hizmeti saglayıcılarının(wordpress,blogger ortaya çıkışı.
  • Amerikada obama'nın, İranda muhaliflerin interneti (twitter) etkin bir şekilde kullanmaları.
       Sadece bunlarla sınırlı kalmamakla beraber daha pek çok gelişme interneti ve daha pek çok şeyide hayatımıza beklenmeyen bir hızda yerleştirdi.Bu gelişmelere dünyanın pek çok ülkesinde türkiyede dahil olmak üzere insanlar çok çabuk adapte oldular.Ama devlet yapısı olarak bürokrasisinde(ki bürokrasi bence kelime anlamı olarak yavaşa karşılık gelir) hala yavaş olan ülkeler internetle ilgili çeşitli düzenlemeler yapmaktan çok yasaklama yoluna gittiler.İnsanların kendileri için neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veremediklerini düşünen devlet adamlarımız yapmış oldukları yasaklamalarla sorun teşkil ettigini düşündükleri herşeye kapatma kararı alıyorlar(bi bakmışsın üç gün sonra kapanmış bu blog sayfası mesela) neyi, neden, niçin, yaptıklarını kimseye açıklama geregi hissetmeyen bu yapı sadece bir yürütmeyi durdurma kararı ile bile bir internet sayfasını kapatabiliyor,kaldıki youtube yasağını başbakan bile deldigini belirtirken sadece bir dns ayarlaması ile halledilebilen bir kapatma ile neyin kapandıgı düşünülüyor.
       Bu konuların tamamı için sansüre karşı olmakla beraber hala okuma yazma bilmeyen ebeveyn sayısının çok olması bırakın interneti kullanmak pek çok iletişim aracını kullanamayan bir çevreye sahip oluşumuz,(58 yaşındaki annem okuma yazma bilmiyor mesela) bu yasaklara karşı gelen insan sayısının şu an için toplumsal bir tabana istenilen düzeyde yayılamaması gerçeğini doğuruyor.   
      Bu yazdıgım son iki cümlenin başka bir sebebi var o da şu; pek çok noktada herşeye ulaşmanın bir tık ötesinde durdugumuz internet ve elektronik medyada gerçekten sansürlenmesi gereken şeyler varmı sorusunu ön plana almak, kanımca kendini bilen hiçbir insanın çocuk pornosu gibi iğrenç bir olayı kabullenmesi, destek vermesi mümkün degilken bu mevzu nasıl oluyorda hala devam ediyor diye düşünenleriniz vardır benim gibi ama cevap o kadarda uzak degil arz talep meselesi talebi olan herşey için mutlaka bir arz edici bulunur bunun sadece internet üzerinden  gerçekleştigini düşünmekte çocukluk olur, yani sözün kısası pornografi,şiddet içerikli yayınlar ve daha pek çok istenmeyen şeyde mevcut internette ama bunlar için bir denetim mekanizması öncelikle otokontrol şeklinde oluşmalı, çocugunu  bu tür yayınlardan korumak isteyenler içerik filtrelemeli mesela. Tabiki bu örnek sadece gelişim çagındakiler için geçerli.(devletin kurumlarının bizi çocuk gibi görmesi noktası son nokta zaten) Tasvip etmemekle beraber inanların hertürlü içerige ulaşmaları gerekliliginin bir kez daha altını çizmek istiyorum.Yoksa bu işin sonu herkez karşıt görüşünde bulunan her yayına yasaklama getirene kadar devam edecek gibi duruyor.
      Yüklenen bir video için youtube, yazılan bir blog yazısı için wordpress kapatmaları (dns ile çözüldügü için kapatamamaları :) pire için yorgan yakmak ötesinde hiç bir sonuca vardırmıyor bizi kaldıki dünyada bu geri kalmış uygulamayı gerçekleştiren bir kaç ülkeden biriyiz.Asıl üzücü olanda bu değilmi zaten?
      Bütün bu yazınınçıkış noktası aslında sansüresansür.org çıkışından sonra gerçekleşti (çoktandır bu konuyla ilgili bir şeyler yazma gerekliligi beni rahat bırakmıyordu sonunda yazdım galiba) taksim.bobiler.org da internette yayılacagını düşündügüm bir çalışmayla katılıyor bu sansür konusuna, ekşi sözlük de footer kısmında bir açıklamayla konuk oluyor sayfama her okuduğumda hoşuma gider bkz;
      ''bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.''
     sansürsüz günler ve geceler dileklerimle.............
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 05, 2010

Google nasıl arıyor nasıl buluyor...


Google’da Arama Yapmanın Esasları

 

 
Google’da istediğiniz konuda arama yaparak istediğiniz sonuçlara kolayca ulaşabilirsiniz. Arama kutusuna bulmak istediğiniz bilgiyi tanımlayan kelimeleri veya ifadeyi girip,‘Enter’ tuşuna basmanız veya 'Google’da Ara' düğmesine tıklamanız yeterli olacaktır.

 
Aramanızın sonucunda ekranınızda Google’ın sonuç sayfasını göreceksiniz. Bu sayfada aradığınız terimlerle ilgili web sayfaları, arama kriterine en yakın sayfalar önce gösterilmek üzere sıralanmış olacaktır. 

 
Yaptığınız aramadan daha iyi sonuçlar elde edebilmek için işte bazı temel ipuçları:

 
  •                    Arama kelimelerinin seçimi
  •                    Büyük harf kullanımı
  •                    Otomatik “and” (ve) aramaları
  •                    Sık kullanılan kelimelerin hariç tutulması
  •                    Kelime grubu aramaları
  •                    Negatif terimler
  •                    Şansımı denemek istiyorum

 
  • Arama terimlerinin seçimi

 

 
 Aramanızda kullanacağınız terimleri doğru seçmeniz, ihtiyaç duyduğunuz bilgilere ulaşabilmeniz için önemlidir.

 
Bodrum hakkında genel bilgi arıyorsanız en genel ifadeyi kullanın–Bodrum.

 
Ancak çoğu kez birden çok terimin kullanılması daha verimli sonuçlar verir. Örneğin; Bodrum’da tatil yapmayı planlıyorsanız tatilBodrum kelimelerini birlikte girdiğinizde aldığınız sonuçlar, tatil ve Bodrum kelimelerini tek tek girdiğinizde aldığınız sonuçlara göre daha iyi olacaktır. Ve tatil Bodrum dalış çok daha iyi sonuçlar üretebilir (tabii bakış açınıza göre kötü de olabilir).

 

 
 Ayrıca kendinize arama terimlerinizin yeterince özel olup olmadığını sormalısınız. Tatil yörelerindeki oteller ifadesi yerine lüks otellerBodrum ifadesini aramak daha iyidir. Ancak arama terimlerinizi dikkatli seçin; Google seçeceğiniz arama terimlerinizi arayacaktır, bu durumda lüks oteller Bodrum büyük olasılıkla Bodrum’da geceyi geçirmek için gerçekten iyi yerler ifadesine göre daha iyi sonuçlar verecektir.  
  • Büyük harf kullanımı

 
Google aramalarının büyük-küçük harf hassasiyeti YOKTUR. Tüm harfler, nasıl yazarsanız yazın, küçük harf olarak algılanacaktır. Örneğin orta doğu teknik üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve OrTa dOğu teKNik ÜniVERSitesi hep aynı sonuçları getirecektir.

 
  • Otomatik “and” (ve) aramaları

 
Google, sadece tüm arama terimlerinizi içeren sayfaları sonuç olarak getirir. Terimler arasına “and” (ve) girmenize gerek yoktur. Terimlerin yazılış sırasının arama sonuçlarını etkileyeceğini lütfen göz önünde bulundurun. Aramanızı sınırlamak için daha fazla terim girebilirsiniz. Örneğin Bodrum’da bir tatil planlamak için kısaca tatil bodrum yazabilirsiniz

 
  • Sık kullanılan kelimelerin otomatik olarak hariç tutulması
Google, “where” (nerede) ve “how” (nasıl) gibi sık kullanılan kelimeleri ve karakterleri, tek haneli rakamları ve tek harfleri sonuçlara bir katkıda bulunmaksızın arama işlemini yavaşlattıklarından dolayı dikkate almaz. Google, hariç tutulmuş genel bir kelime olduğunda bunu sonuç sayfasının başında, arama kutusunun hemen altında gösterir.

 
Sık kullanılan bir kelime istediğiniz sonucu almanızda önemliyse, kelimenin başına “+” koyarak aramaya dahil edebilirsiniz. (Lütfen “+” işaretinden önce boşluk bıraktığınızdan emin olun.)

 
Bunu gerçekleştirmenin bir başka yöntemi de kelime grubu araması yapmaktır, bunun için iki veya daha fazla kelimenin başına ve sonuna çift tırnak koymanız yeterlidir. Bir kelime grubunda yer alan genel kelimeler (örneğin “where are you” (neredesin)) aramaya dahil edilir.

 
Örneğin Star Wars, Episode I’i aramak için kelimeleri bu şekilde girebilirsiniz:
Star Wars Episode +I  veya  "Star Wars Episode I"

 
  • Kelime grubu aramaları

 
Bazı durumlarda sadece belirli bir ifadeyi içeren sonuçlara ulaşmak isteyebilirsiniz. Bu durumda arama terimlerinizin başına ve sonuna çift tırnak koyun.

 
İsimler (“Mustafa Kemal Atatürk”), şarkı sözleri (“uzun ince bir yoldayım”) veya diğer meşhur ifadeleri (“Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu”) arıyorsanız kelime grubu araması özellikle etkilidir.

 
  • Negatif terimler

 
Aradığınız terimin birden fazla anlamı varsa (örneğin çay, hem sıcak bir içecek hem de bir tür akarsu anlamına gelir) istemediğiniz anlamı ifade eden kelimelerin önüne eksi (“-”) işareti koyarak arama işleminizi daha da özelleştirebilirsiniz.
Örneğin, bir akarsu olan çayla değil de, içecek olanla ilgili sayfaları bulabilmeniz için:

 
çay -akarsu

 
Not: Aramanıza bir negatif terim ilave ettiğinizde eksi işaretinden önce boşluk koyduğunuzdan emin olun.

 
  • Kendimi Şanslı Hissediyorum

 
Arama terimlerinizi girdikten sonra “Kendimi Şanslı Hissediyorum” düğmesini denemek isteyebilirsiniz; bu düğme sizi doğrudan Google’ın sorgunuz için bulduğu en ilgili web sitesine götürür. Tüm arama sonuçlarını göremezsiniz, ancak görseydiniz “Kendimi Şanslı Hissediyorum” sayfası ilk sırada olacaktı.

 
Örneğin ODTÜ’nün ana sayfasını arıyorsanız sadece Odtü yazıp Google’da Ara düğmesi yerine “Kendimi Şanslı Hissediyorum” düğmesine tıklayın. Google doğrudan sizi “www.metu.edu.tr” sayfasına götürür.

 
Gelişmiş arama ve arama detayları için.
Google logo ve doodle çalışmaları arşivi.
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

istanbulda bir cuma...



Genel olarak türkiye için geçerli diye düşünmekle beraber dünyada diger ülkelerdede cuma günleri hafta sonunun gelişiyle birlikte ayrı bir karmaşa yaşanıyor galiba. Bu kargaşanın üstüne türkiye için helede istanbul gibi büyük bir şehir için ticaret hayatının vazgeçilmez unsuru olan tahsilat günü olma özelliğinide ekleyince cuma günleri gerçekten çekilmez oluyor(gerçi mübarek gün ama). Yaşanılan trafik stersinemi yanarsın sabah ayrı bir dert akşam ayrı bir dert olan, yada hafta sonu için ne yapacagını bilmeden cuma gününe ulaşmayımı dersin, neresinden bakarsan tutacak bir yanı yok bu nedensiz ve çekilmez karmaşanın. Eskiden (ki hala devam ediyor) pazartesi günleri yaşanılan sendrom benim için cuma günleri boyut degiştirip geri döndü(tam pazartesi günlerine alışmıştımki). Bu kargaşanın tek çekilir tarafı sonunda hafta sonu olması belkide bu biraz çelilir kılan nokta buda son nokta...
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 04, 2010

sedece yazı yazmak...



Son günlerde hayatın monotonluğu arasından blog şablonlarının düzenlemelerini yaparak kurtulmaya çalışıyorum. Bu düzenlemelerin bir kısmının hiç bir işe yaramadığını ve bir sürü yeni blog sayfası sahibi olduğumu görünce artık bu düzenleme işinden vazgeçtim(en azından yeni blog sayfaları açmaktan) en azından vazgeçmeye çalışıyorum, bağımlılık durumuna kadar gelmemiş olsa da gereksiz olduğu kanaatine varmış bulunmaktayım. Son noktayı da mrtkarayalcin.blogspot.com ile koymayı düşünüyorum. Bu nokta koyma işine son kullandığım tema olan foliage temasının oldukça fazla katkısı oldu dersem yalan olmaz. Temanın xml olmayışı klasik blogger teması olması üzerinde çok fazla değişiklik yapılamayacak olması aynı zamanda hareketli bir kısmının olması beni dizginledi diyebilirim, kötüde olmadı aslında bu başlangıç farklı yollara çıkaracak gibi görünüyor beni....
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Mart 03, 2010

yanlızlık üzerine...


kalabalığın ortasında insan yığınlarının içinde bile yanlız olabiliyor insan, yanlızlığın dibe vurdugu anlarda ne kadar sürer diye düşünmek bile bir ömür sürüyor....
yoksa bende kumdan adammı yapıp sarılsam malum kışı pek sevmiyorum...
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

soba üzerine bir yazı...


sabahları sobanın yüzüme vuran sıcaklığı o kadar çok uykumu getirmesine ragmen hala o günleri özlemle hatırlıyorum ve hala kış günleri sobada kestane, üzerine portakal kabugu gibi atraksiyonlar gerçekleştiriyoruz. Hatta annem sobanın içinde bildigin kumpir yapardı eskiden sobanın köz diye tabir edilen küllerinin altına irice patatesler koyup bunların kor ateşin sıcaklıgıyla pişmesi saglanırdı....
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

bir blog daha yayın hayatına başlıyor


diğer blog sayfalarımın tamamından farklı olacagını düşündügüm bir tasarım ve tarz ile  yayın hayatına başlıyor mrtkarayalcin blog hepimize hayırlı uğurlu ve bilimum iyi niyet duyguları olsun....
Murat Karayalçın Web Developer

Morbi aliquam fringilla nisl. Pellentesque eleifend condimentum tellus, vel vulputate tortor malesuada sit amet. Aliquam vel vestibulum metus. Aenean ut mi aucto.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Paylaşmak Güzeldir.